1 Haziran 2026 Pazartesi

Ahmet Uslu koleksiyonu sergisinden 3 örnek

Bu gün koleksiyoner, tarihçi ve avukat Sn.Ahmet Uslu koleksiyonunda yer alan sepet biçimli geleneksel Çanakkale seramiklerinin sergilendiği, Çanakkale Belediyesi galerisinde idik. Ahmet Uslu ile tanışıklığımız geçen yüzyıla dek geriye gitmekte. Kendisi ısrarla topladığı seramik parçalar ve Çanakkale savaşına ait savaş malzemeleri ile, Çanakkale Belediyesinin kente katılmadığı değerleri, bireysel olarak başarabilmiş bir kişi. Sahip olduğu bir müze, gezici tır müze ve ayrıca geleneksel Çanakkale seramikleri müzesi açabilecek kadar esere sahip oluşu takdire şayan.

Bu kısa yazıda bugüne dek daha önce karşılaşmadım ve ilgimi çeken sergide yer alan 3 seramik örnek üzerinde durmak istiyorum. Örneklerden ikisi çerezlik ya da küllük olarak adlandırılabilecek küçük fonksiyonel örnekler. Çerezliklerden ilki "sancai" tekniğinde sırlanmış ve seramiğin orta kısmında yer alan Afroditin "pudica" duruşunun yer aldığı çok ilginç bir seramik. Afrodit'in bu duruşu Dardanos tümülüsünde bulunmuş olan meşhur Knidos Afroditi'nin terracotta versiyonundaki duruş ile aynı. Knidos Afroditi'nin esin kaynağı olduğu diğer bir önemli örnek için Boticelli'nin resmettiği "Venüsün doğuşu" adlı tablo hatırlara gelebilir. Knidos Afroditi o denli önemli bir eserdir ki antik çağda ve sonraki dönemlerde pek çok kopyası şekillendirilmiş, pek çok esere ilham kaynağı olmuştur. Bu küçücük seramik rölyefte yer alan bu meşhur duruşu sergide ilk gördüğüm an benim için gerçekten çok etkileyici bir andı. Sergi sırasında Ahmet Uslu'ya seramikteki figürden bahsettiğimde, yüzündeki ifadeden, henüz bu benzeşmeyi fark etmediğini anlaşılmıştı

Afrodit rölyefli seramik.

Diğer bir örnek ise yine bir çerezlik ya da küllük olarak adlandırılabilecek fazla derin olmayan bir seramikti. Sanki bir deniz tarağı biçiminden ya da bir bitkinin yaprağından esinlenilerek şekillendirilmiş gövdenin orta kısmında floral bir alçak rölyef yer almaktadır. Simetrik tasarımda toplam 6 yaprak ve 4 gonca bulunmaktadır. Bu örnek de sancai tekniğinde sırlanmış olup yeşil sır bir önceki örneğe göre daha az kullanılmıştır. Daha dikkatli incelendiğinde, sarı ve kahverengi sır kullanımındaki baskınlık, 19.yy ikinci yarısında Wedgwood üretimi "kaplumbağa kabuğu" olarak adlandırılan ürün grubuna benzemektedir. (Bkz: 1)

Tarak biçimli seramik


Son örnek ise sepet biçimli bir tepsi olup, kırmızı kil üzerine şeffaf sır uygulaması gerçekleştirilmiştir. Tepsinin orta kısmında yer alan Kız kulesi rölyefi ilginçtir. Geleneksel Çanakkale seramiklerindeki peysaj betimlemeleri genellikle biçimlerin stilize edilerek motife dönüştürüldüğü sır altı bezemeler iken, bu örnekte rölyefli betimlenen Kız kulesi kısmen gerçekçi bir üslupta betimlenmiştir. Rölyefi şekillendiren yerel çömlekçi kule betimlemesini belki bir kartpostalda yer alan fotoğraftan ya da bir kitaptan görerek, becerisi dahilinde aslına benzetmeye çalışmış olmalıdır.



Kaynaklar
1)Rae, Robert Sutton, "A Study of Majolica Pottery Decoration" (1968). Central Washington University Master of Arts (MA) thesis, sf.25